AI Ön İzleme
Bu içerik sana uygun mu? Kısa ön izleme ile hızlıca karar ver.
Herkese merhabalar,
Bu rehberde, VMware Workstation Pro Deep Dive serimizin ikinci bölümü olan Sanal Makine Yapılandırmalarını adım adım inceliyoruz. Yalnızca “İleri-İleri-Bitir” diyerek standart bir kurulum yapmak yerine, arka planda yatan mantığı anlayarak sisteminizi ilk günden en performanslı, güvenli ve kararlı hale getirecek en iyi yapılandırma pratiklerini (best practices) uyguluyoruz.
Bu eğitim, anakart seviyesinde sanallaştırma destek kontrollerinden başlayarak, Hyper-V çakışmalarının giderilmesi, vCPU (Sanal İşlemci) hesaplama mantığı, RAM ayırma kuralları, performans artırıcı 3D hızlandırma ayarları ve VMDK, VMX, LCK gibi sanal makine dosyalarının ne işe yaradığına dair kritik sistem bilgileri kapsamaktadır. İster test ortamı kuruyor olun ister izole bir analiz laboratuvarı, bu yapılandırmalar fiziksel cihazınızı darboğaza sokmadan sanal sisteminizden en yüksek verimi almanızı sağlayacaktır.
Video Anlatımı


Bu videoyu izleyebilmeniz için çerezlere izin vermeniz gerekir.
Mini Sınav
Tam Transkript
Giriş ve Sanallaştırmanın Önemi
Merhabalar, Techaptic kanalına hoş geldiniz. Bugün sizlerle VMware Workstation Deep Dive serimizin ikinci bölümü olan sanal makine yapılandırmalarını işleyeceğiz. Sanal makineleri yapılandırırken kurulum sihirbazındaki varsayılan ayarlar, sistemi hızlıca ayağa kaldırmak için tasarlanmıştır. Ancak performans ve kararlılık için çoğu zaman yetersiz kalır. Arka plandaki mantığı bilmeden yapılan kaynak atamaları, fiziksel bilgisayarınızı darboğaza sokabilir veya sanal makinenin gereken performansla çalışmasına engel olabilir. Bu videoda sadece bir sanal makinenin nasıl kurulacağını değil; işlemci mimarisinden RAM yönetimine, disk denetleyicilerinden kritik BIOS ayarlarına kadar ideal bir sanal ortamın neden ve nasıl inşa edileceğini en ince detayına kadar konuşacağız. Hazırsanız başlayalım.
Ön Gereksinimler: BIOS Sanallaştırma ve Hyper-V Ayarları
Yeni bir sanal makine oluşturmadan önce, öncelikle bazı ayarları kontrol etmemiz gerekmektedir. Bu ayarların en önemlisi, sanallaştırma desteğinin açık olup olmadığının kontrolüdür. Kendi anakartınızdaki BIOS ayarlarına gittiğinizde orada sanallaştırma tarafında ‘Virtualization Enabled’ ya da ‘Disabled’ şeklinde bir ayar göreceksinizdir. Ben bir referans video olması açısından, MSI anakartı için nasıl ayarların yapılandırıldığıyla alakalı bir bölüm göstereceğim. Siz de eğer kendi ortamlarınızda farklı bir anakart varsa, internetten araştırarak rahatlıkla bu ayarları set edebilirsiniz. Bu ayarların doğrulanması işleminde de Görev Çubuğu’na (Taskbar) sağ klik yapıp ‘Task Manager’a tıklayıp sol tarafta ‘Performance’ sekmesini göreceksiniz. Performance sekmesinden CPU kısmına geldiğinizde, sağ alt tarafta ‘Virtualization’ şeklinde bir bölüm var. Bunun ‘Enabled’ olduğundan emin olun. Eğer değilse, BIOS ayarlarından gerekli ayarları yapmanız gerekmektedir.
İkinci bir konu ise sanallaştırma katmanlarıyla alakalı bir durum. Belki ortamınızda Hyper-V kullanıyorsunuzdur örneğin. Böyle bir durum varsa Hyper-V’yi kapatmanız oldukça yararlı olacaktır. Bu ayarlara nasıl gidebiliriz? Denetim Masası’na geldiğimizde, ‘Programs and Features’a tıkladığımızda, sol tarafta ‘Turn Windows features on or off’u göreceğiz. Buraya tıkladığımızda Hyper-V bölümünü buradan görüntüleyebilirsiniz. Hyper-V’yi kapatmanız yararlı olur ama kesinlikle bir ‘must’ (zorunluluk) değil. Çünkü VMware Workstation 17.6.2’ye kadar bu bir zorunluluktu; iki ortam yan yana çalışamıyordu. Fakat bu versiyonda Hyper-V’yi de kullanabiliyoruz. Ama bazı durumlarda sanallaştırma ortamında performans sorunlarına yol açabiliyor. Dolayısıyla güvenli tarafta kalmak için eğer kullanmıyorsanız buradaki işareti kaldırıp bu Hyper-V özelliğini kapatmanız sizin için en doğrusu olacaktır.
Sanal Makine Oluşturma: Kurulum Seçenekleri (Wizard)
Bu şekilde sanallaştırma ortamlarını yapılandırmaya başlayabiliriz. VMware Workstation’ı açıyoruz. Yeni bir sanal makine oluşturmak için Home sekmesine gelip ‘Create a New Virtual Machine’ diyebiliriz. Ya da File bölümünden ‘New Virtual Machine’ diyerek yeni bir sanal makine oluşturmaya başlayabiliriz. Burada iki tane seçenek geliyor; ‘Typical’ ve ‘Custom’ şeklinde. Daha az adımla kurulumu yapmak istiyorsak Typical’ı seçebiliriz. Ama ben bütün ayarları size gösterebilmek için ‘Custom’ bölümünü takip edeceğim ve ilerliyorum.
Bu ekranda donanım uyumluluğu ile alakalı bize bir bilgi sağlıyor. Genellikle en son versiyonu bize burada seçtirtir. Sizin de kendi ortamınızda eğer bu makineyi başka bir bilgisayarda çalıştırmayacaksanız en son versiyonu seçmenizi tavsiye ederim. Ama başka bir bilgisayarda daha düşük bir Workstation versiyonunuz varsa, bu versiyon bilgisini düşürerek iki bilgisayarda da uyumlu bir şekilde çalıştırılmasını sağlayabilirsiniz. Ben şimdilik ‘Workstation 17.6.x’ şeklindeki ayarı seçip ileri diyorum.
İşletim sistemini kurarken ilk başta ISO dosyasını gösterebiliriz ve sistemin bunu algılamasını sağlayabiliriz. Ya da biz işletim sistemini ayrı olarak da belirtebiliriz. Bazı işletim sistemlerinde, örneğin Windows 10 ya da Ubuntu gibi işletim sistemlerinde bu (ISO ile) seçeneği seçtiğimizde ‘Easy Install’ özelliğini de açıyor. Ne demek istiyorum? Browse sekmesine geldiğimizde örneğin bir tane Windows 10 ISO’sunu bağlayalım. Burada “This operating system will use Easy Install” diyor. Bu ne demek? Aslında kurulum yaparken belirli ayarları önceden tanımlayıp VMware Workstation’ın bunu yeri geldiğinde kendisinin doldurabilmesini sağlayacak, bir nevi kısmi unattended (katılımsız) kurulumu yapmamıza imkan sağlayan özellik. İstersek bu ayarı kullanabiliriz daha az adımda kurulum yapmak istiyorsak. Ama ben bütün detayları göstereceğim için ‘I will install the operating system later’ diyerek kendim burada işletim sistemini seçeceğim. Next diyorum.
Burada Microsoft Windows’u seçebiliriz eğer Windows işletim sistemlerini kuracaksak. Bu istemci ya da sunucu ailesi olabilir. Linux kuracaksak distro (dağıtım) olarak Ubuntu’yu seçebiliriz, SUSE’yi seçebiliriz ya da Debian’ı seçebiliriz; hangisi uygunsa sizin için. Ya da VMware ESXi kuracaksak buradaki alanı seçebiliriz. Ya da ‘Other’ bölümünden de diğer işletim sistemlerini buradan seçebiliyor oluyoruz. Ben örneğimde Windows 11 kuracağım. Dolayısıyla ‘Microsoft Windows’ seçeneğini seçip versiyon olarak da ‘Windows 11 x64’ü seçip ileri diyorum.
Burada sanal makine ismi ve lokasyon bilgisi var. Varsayılan lokasyon bilgisini bir önceki videomuzda ‘Edit > Preferences’ ayarından yapılandırabileceğimizden bahsetmiştim. Tekrar tekrar bu lokasyon bilgisini her bir sanal makinede belirtmemek için oradaki ayarı kullanabilirsiniz. Şu an için bu lokasyon verisi benim için uygun. Sadece sanal makine ismini değiştireceğim. Bunun için de ‘Win11’ deyip bırakıyorum. Ve bu şekilde ileri diyorum.
Windows 11 İçin Şifreleme ve TPM Modülü
Windows 11 olduğu için bir sanal TPM modülünü devreye alıp belirli dosyaları şifreliyor. Bu dosyaların şifrelenmesi bu ayarla zaten aktif geliyor ama biz bütün sanallaştırma ile alakalı dosyaları şifrelemek istiyorsak ‘All the files for this virtual machine’ şeklinde ayarı seçebiliriz. Bu ikinci seçenek ‘Only the files needed to support a virtual TPM’ bizim için yeterli. Bunun için bir tane şifre belirtip ileri diyebiliriz.
Windows 11 tarafında varsayılan, tek opsiyonumuz olarak UEFI seçili. Tabii daha eski versiyonları olsaydı BIOS’u da aktif hale getirebilecektik isteseydik. Şu an için UEFI seçip ileri diyebiliriz. İsterseniz ‘Secure Boot’u da aktif hale getirebilirsiniz.
İşlemci (CPU) ve Bellek (RAM) Atama Mantığı
Burada işlemci tarafında bazı ayarlarımız var. Bu konuyu biraz detaylı aktarmak istiyorum size; ne işe yarar, nasıl hesaplanır şeklinde. Üst tarafta ‘Number of processors’ var ve bir altında da ‘Number of cores per processor’. İşlemci adedimiz ve her bir işlemci için çekirdek adedimiz şeklinde iki tane özelliğimiz var. Değerler birbirleriyle çarpıldıktan sonra ‘Total processor cores’ dediğimiz toplam işlemci çekirdeği bilgisini sağlar. Ben buradaki alandan 3’ü seçersem 3 çarpı 2 eşittir 6 işlemci çekirdeği olarak bize hesaplar. Aslında Processor Cores dediği sanallaştırma ortamındaki tanımı ile vCPU (Sanal CPU) olarak geçer. Bu sanal CPU (thread) olarak bizim fiziksel bilgisayarımızda karşılığını bulur. Ne demek istiyorum? Sağ klik yaparsak yine Task Manager. Sol taraftaki performans alanını tıkladığımızda şöyle göstereyim iki alanı. Burada bakın ‘Cores’ bilgilerim asıl bilgisayarımda 10 iken, mantıksal işlemcilerim (Logical processors – thread diyoruz biz buna) 20. Dolayısıyla bu 6 tane thread’i, 20 taneden çekip bu makineye paylaştıracağını söylüyor. Eğer asıl makinem ihtiyaç halinde daha fazla CPU’yu isterse ve bu (sanal) makinenin de çok fazla CPU’ya ihtiyacı olmazsa; o anlık olarak 6 tane thread’in bir kısmını ya da hepsini (fiziksel makine) kendine çekebilir ve kullanabilir.
Genel bir best practice olarak size tavsiyem işlemci adedini (Number of processors) hep 1 olarak ayarlamanız ve çekirdek adedini (cores) her bir işlemcide farklı farklı vermenizdir. Eğer 6 örneğinden gidersek ben burada 1’e 6 da verip 6 thread’i (mantıksal işlemciyi) kullanmasını sağlayabilirim. Bu normalde performans açısından çok bir değişkenlik göstermeyecek; hemen hemen aynı performansta çalışacak. Fakat işlemciyi neden 1 yapmamız önemli? Çünkü bizim aslında bazı işletim sistemlerimiz (örneğin Windows Home gibi) belirli kısıtlara sahip. Bu kısıtlara takıldığı durumda, eğer biz buraya (işlemci sayısına) 4 desek bile ilgili işletim sistemi bunu daha kısıtlı bir şekilde kullanacaktır. Örneğin bazı uygulamalar vardır, soket (işlemci) sayısına göre lisanslanabilir. Buna takılmamak için best practice olarak burada 1 deyip, çekirdek sayısını da isteğinize göre uyarlayabilirsiniz. Bu şekilde yaparsanız çok daha düzgün bir yapılandırma olur.
Son olarak da şöyle bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Burada çok fazla CPU vermek ilgili makinenin performansını arttırır diye bazı yanlış bilgiler var. Aslında böyle bir durum yok. Hatta tam tersine daha da yavaşlatılabilir. Örneğin bir bilgisayara ayırdığınız işlemci gereğinden fazlaysa ilgili bilgisayarın yavaşlama ihtimali yüksek. Dolayısıyla örneğin %70-%80’lerde dolaşan bir işlemci kullanımı varsa o sanal makinede, cores per processor kısmını 1 tık ya da 2 tık arttırmanız sizin için yararlı olur. Benim örneğimde Windows 11 kuracağım. Ben 4 core’lu bir işlemci burada rahatlıkla tanımlayabilirim ve ‘Next’ diyebilirim.
RAM kısmında CPU’ya nazaran biraz daha farklı çalışıyor. Burada ‘allocation’ (tahsis) dediğimiz bir mantık çalışıyor. Asıl bilgisayarımız gerektiğinde bu sanal makineden RAM alabilir mi bu ayardan sonra? Alamaz. Paylaşım değildir, ayırmadır aslında bu. Dolayısıyla biz buradaki ayarda 6 ya da 8 diyerek kendi ortamınıza göre analiz edip gerekli doğru değeri belirtip ileri diyebiliriz.
Network Tipleri
Network tiplerimiz var bu sayfada da. Bununla alakalı ayrı bir video çekeceğim ama kısaca bahsedeyim buradaki ayarların ne olduğundan.
- Use bridged networking: Kullanırsak ilgili sanal makine direkt bizim asıl makinemizin network’üne bağlanır ve oradan (fiziksel ağdan) IP alır ve bu şekilde internete de çıkabilir. İlgili ortamdaki network cihazları da (bu makineye) erişebilir olur.
- Use network address translation (NAT): Ayarını seçersek bu sanal makine aslında belirli bir IP alır. Bu fiziksel IP değildir. Ama NAT’lama mantığıyla bizim ortamımızdaki cihazlara erişebilir ya da internete erişebilir. Aslında sistem bir nevi bir router görevi görür. Farklı IP’leri birbirleriyle konuşturarak internete çıkabilmesine imkan tanır. Ama fiziksel ortam bu sanal makineye direkt erişemez. Dolayısıyla bir nevi güvenlik de sağlamış olur ilgili sanal makineye.
- Use host-only networking: Eğer tamamen izole yapmak istiyorsak ortamımızı, Host-Only network’ü kullanabiliriz. Dolayısıyla belirli bir (izole) IP alır ama ilgili dış network ya da asıl fiziksel ağımıza erişemez.
- Do not use a network connection: Ya da hiçbir network bağlantısı istemiyorsak da bu seçeneği seçebiliriz.
Benim ortamımda bu test olacağı için NAT kısmını seçerek ilerliyorum.
Disk Denetleyicileri ve Disk Seçimi
Burada I/O controller tipleri ile alakalı bizden bir seçim yapmamızı istiyor. Genellikle burada tavsiye edilen (Recommended) denilen kısımları seçmek yararlı olur. ‘LSI Logic SAS’ diyerek devam edebiliriz.
Disk tipimiz ne olsun diyor. Gelişmiş ve son işletim sistemleri genellikle NVMe kullanır. Ve bizim kendi ortamımızda da bulunduğu için NVMe’yi seçebiliriz. İleri diyoruz.
Burada disk ile alakalı bir aksiyon almamızı istiyor. Yeni bir işletim sistemi kuracağız. Bir diskimiz yok. Seçeceğimiz ayar ‘Create a new virtual disk’ olacak. Bu sanal bir disk oluşturup ilgili dizinde bir tane dosya oluşturacak. Eğer bundan önce bir disk oluşturmuşsak ve bunu sanal ortamımızda kullanmak istiyorsak ‘Use an existing virtual disk’i de kullanabiliriz. Aşağıda da ‘Use a physical disk’ diye bir seçenek var ama yeni bir bilgisayar kurarken çok kullanılan bir özellik değildir. Fakat ne işe yarar? Aslında ayrı bir fiziksel diskimiz varsa bunu direkt sanal makinemize bağlayabiliriz. Bu ne tür senaryolarda uygun olabilir mesela? Örneğin iki tane işletim sistemimiz var ortamımızda. Bir tane diske Windows kurduk, diğer diske Linux kurduk. Fiziksel bilgisayarı Windows ile açtığımızı düşünelim. Sanal makineyi oluştururken buradaki fiziksel diskten Linux’u bağladığımızda, sanal bir ortamda Linux’u da bir nevi eşzamanlı çalıştırmış oluruz. Ya da bir tane diskimiz var, o diskimiz virüslü. Bunu analiz etmek istiyoruz ya da içinden veriler almak istiyoruz. Bunu yaparken kendi ortamımıza bulaşmasını da istemiyoruz. Bu noktada ilgili diski buraya bağlayarak gerekli kontrolleri izole bir ortamda yapabilir oluruz. Aslında bu tür senaryolar için kullanılabilir. Ama bizim örneğimizde yeni bir işletim sistemi kuracağımız için ‘Create a new virtual disk’ diyebiliriz.
Disk Kapasitesi ve Tahsis Seçenekleri
Burada disk ile alakalı boyut bilgileri girmemizi istiyor. Zaten ürünün bize tavsiye ettiği alan bizim için yeterli. Ama arttırmak istiyorsak da arttırma işlemlerini yapabiliriz. Bunu yaparken bir noktada performansı da göz önünde bulunduracak ayarlar da yapabiliriz. Ne demek istiyorum? ‘Allocate all disk space now’ diye bir özelliğimiz var. Bu ne yapar? Bizim var olan (fiziksel) diskimizin içerisinde önceden bir ayırma yapar. Bu özellikle performans tarafında bize yararlı olur. Fakat şöyle de bir durumu var; şu an örneğimizdeki 100 GB diski (fizikselden) hemen ayırmış (eksiltmiş) oluruz. Dolayısıyla kendi ortamınızda performansın ön planda olmasını istiyorsanız ve disk boyutları/kapasitesi ile alakalı bir sıkıntınız yoksa bu ayarı seçebilirsiniz. Diğer türlü, (seçmezseniz) hemen o diski tamamen kaplamayacaktır. Siz veri ekledikçe disk dosyasının boyutu artmaya başlayacaktır. Bu da bir miktar performansının düşmesine neden olacaktır. Tercih sizin, hangisi uygunsa.
Burada altta da iki tane özellik var. İlgili sanal diski tek bir dosyada mı tutayım yoksa bunları bölüştüreyim mi farklı dosyalara? Bunu ‘Store virtual disk as a single file’ olmasını tavsiye ederim. Çünkü performans açısından hem önemli hem de daha derli toplu duracak. ‘Next’ diyoruz.
Sonraki süreçte bu disk dosyası ile alakalı bir isim vermemizi istiyor. Zaten bu isim şablona verdiğimiz adı alıyor. Ama siz başka bir disk adı vermek istiyorsanız bunu belirtebilirsiniz. ‘Next’ diyoruz. Ve son aşamada da bize burada bir özet bilgi geçiyor. Bu özet bilgilerle alakalı değişiklik yapmak istiyorsanız ‘Customize Hardware’ diyebiliriz. Ya da ‘Back’ deyip diğer ayarları da değiştirebiliriz. Benim için bunlar yeterli ve bu şekilde ben ‘Finish’ deyip sanal makine oluşturmasına başlayabilirim.
Oluşturmuş olduğumuz sanal makinenin ayarlarına göz atabiliriz. İlgili sanal makineye sağ klik yapıp ‘Settings’e tıklıyoruz. İki tane sekme var burada; ‘Hardware’ ve ‘Options’.
Hardware (Donanım) Ayarları ve Optimizasyon
Hardware sekmesinde ilk olarak ‘Memory’ var ve bizim önceden ayarladığımız ayarları burada görebiliriz. Burada aklınızda olsun, buradaki ayarların birçoğunu düzenleyebilmek için sanal makinenin kapalı olmasına dikkat ediniz.
İkinci seçenek ‘Processors’ (İşlemci) bölümü. Zaten istediğimiz şekilde ayarladık. Burada ek olarak eğer ilgili sanal makinenin altına da bir sanal makine koymak istiyorsak (yuvalanmış/nested dediğimiz bir yapı kurgulamak istiyorsak) ‘Virtualize Intel VT-x/EPT or AMD-V/RVI’ seçeneğini seçmemiz gerekiyor. Şu anki örneğimde gerek yok. Dolayısıyla bu özelliği seçmiyorum.
Bir diğer özelliğimiz de ‘Hard Disk’. Burada Hard diskimizin yeri ile alakalı bilgi veriyor bize ve var olan kapasitesini gösteriyor. Burada özellikle bir süre sonra ilgili diskin dosyalarını toparlayabilmek anlamında ‘Defragment’ işlemleri yapmak yararlı oluyor. Fakat bu Defragment işlemi asıl dosyanın fiziksel boyutunu azaltan bir özellik değil (veri bütünlüğünü sağlar). Bundan sonraki yapacağımız işlem ‘Compact’ olması gerekiyor. Dolayısıyla bir best practice olarak önce Defrag edip sonra da Compact özelliğini çalıştırdığınızda şişmiş olan diskin fiziksel boyutunu küçültmek ve daha performanslı bir şekilde çalışmasını sağlayabilirsiniz. Bunu her gün yapmanıza gerek yok. 15 günde bir, belki ayda bir sanal makinenizin durumuna göre bunları yapabilirsiniz. Belki vermiş olduğunuz disk boyutu sonradan yetmiyor olabilir. Bunu arttırmak istiyorsanız da ‘Expand Disk Capacity’ bölümündeki ‘Expand’ alanına tıklamanız yeterli. Yalnız bu özelliği yapabilmek için Snapshot’ların olmaması gerekiyor. Varsa Snapshot’larınızı önce silmeniz, sonrasında bu ayarı yapabilmeniz gerekiyor. Bunu yaptıktan sonra otomatik olarak ilgili sanal makinede (işletim sisteminde) disk arttırılmış olmuyor. ‘Computer Management’ (Bilgisayar Yönetimi) alanına geldiğinizde oradaki diskleri Refresh edip, extend ederek bu genişletmeyi sağlayabiliyorsunuz.
‘CD/DVD’ kısmı ISO dosyasını bağlamak için kullanıyoruz. Dolayısıyla ISO dosyalarını kullanarak ilgili sanal makinemizi başlatırız. ‘Use ISO image file’ seçip ‘Browse’ kısmına geliyoruz. Sonra ISO dosyamızı burada hedef olarak göstereceğiz. Burada ISO ile başlatabilmek için önemli konulardan bir tanesi ‘Connect at power on’ özelliğinin açık olması gerekiyor. Bu ayara dikkat edin lütfen.
Bir diğer donanım bilgisi ‘Network Adapter’. Burada da zaten ayarlarımızı NAT olarak belirlemiştik.
‘USB Controller’ımız var. Uyumluluğu 3.2 imiş. İstersek 2.0 ya da 1.1’e çekebiliriz.
Ses kartımız (Sound Card) varmış. Bu ses kartı makinemizin varsayılan kartını kullanıyormuş. İstersek belirli bir ses kartı kullanmasını sağlayabiliriz. Eğer ihtiyacımız yoksa buradan (‘Remove’ diyerek) kaldırabiliriz.
‘Display’ (Ekran) özelliğinde ‘Accelerate 3D graphics’in seçilmesi yararlı olur. Bu ayarı seçersek ilgili grafik kartımızın (GPU) gücünden beslenerek yapılan işlemleri daha akıcı bir şekilde yapmamızı sağlar, görselliği oldukça düzenler. Bununla beraber çok az bilinen bir özellikten daha bahsetmek istiyorum. Örneğin sanal makinemizi birden fazla monitöre dağıtmak istiyorsak (benim örneğimde 2 tane monitörüm var, ben iki tane monitöre bu görseli dağıtmak istiyorum diyorsak) nasıl fiziksel bilgisayarlarımızda bunu yapıyorsak sanal makineyi de bu şekilde dağıtabiliriz. Buradan ‘Specify monitor settings’ seçerek sonrasında ‘View’ menüsünden ‘Full Screen’ deriz. Full screen’den sonra da ‘Cycle Multiple Monitors’ diye bir özellik çıkıyor üst barda. Onu yaptığımız takdirde sanal makineyi Extend (uzat) mantığıyla çoklu monitörlere aktarılmasını sağlayabiliriz. Şimdilik ‘Use host settings for monitors’ olarak bırakıyorum.
Son bir modülümüz de ‘Trusted Platform Module’. Burada da bu ayarları kontrol edebiliriz.
Tabii bununla beraber bazı donanım bilgilerini ekleme/kaldırma gibi ayarlarımız da mevcut. ‘Add’ deriz; örneğin bir disk eklemek istiyorsak ikinci bir disk buraya ekleyebiliriz. Eğer bir network adaptörü eklemek istiyorsak bunu ekleyebiliriz. Örneğin ilki NAT olarak kullanılmıştır, biz diyebiliriz ki ikincisini sen host-only ya da Bridged network’e bağlanacak şekilde kurgulayabilirsin.
Options (Seçenekler) Ayarları
İkinci sekmemiz ‘Options’. Burada da ilgili sanal makinenin ayarlarıyla alakalı belirli bilgiler var.
‘General’ kısmı bildiğiniz gibi ilgili işletim sistemini ve lokasyonu seçtiğimiz bilgiler. Eğer istersek bunları düzenleyebiliriz. Burada önemli olan doğru bilgiyi seçmek. Bu ayarlar doğruysa bunları düzenlemenize gerek yok.
‘Power’ kısmı bildiğiniz gibi ilgili bilgisayarı kapatıp açabiliriz, yeniden başlatabiliriz. Bunların davranış şekillerini değiştirmek istiyorsak buradaki alanları kullanabiliriz. Ama bana göre varsayılan ayarlar oldukça yeterli.
‘Shared Folders’. Aslında sanal makinenin, kendi asıl (host) makinemizdeki belirli bir dosya dizinine erişmesini sağlayan ayarlardır. Kimi zaman yararlı oluyor bu durum. Bunu ‘Always enabled’ deyip, Windows makinelerde ‘Map as a network drive in Windows guests’ seçebiliriz. ‘Add’ diyerek bir tane Wizard (sihirbaz) çıkar. Bu wizard’da ‘Next’ deyip bir hedef dizin (Host path) seçeriz. Yalnız bunu yaparken size tavsiyem ‘Read-only’ yapmanız. Çünkü eğer Read-only yapmazsanız ve ilgili sanal makinede yaptığınız testler sonucunda bir silme ya da değiştirme işlemi yapılırsa asıl fiziksel dosyalarınız da etkilenecek bundan. Bu sizin için önemli değilse, zaten yapmak istediğiniz şey buysa bunu kaldırabilirsiniz. Ama genel best practice olarak (kazaları önlemek için) bunun aktif olmasını tavsiye ediyorum. Bu şekilde ‘Finish’ dediğinizde de ilgili sanal makinenin o fiziksel klasöre erişmesini sağlayabilirsiniz. Ben şimdilik ‘Disabled’ yapıyorum.
Bir diğer özellik ‘Snapshots’ bölümü. Power Off yaparken ilgili sanal makine nasıl davransın dediğimiz bir ayar var. Power Off yaptığında aslında fişi çekmiş gibi oluruz. Dolayısıyla fişi çeksin mi yoksa bir Snapshot’a mı dönsün, ya da yeni bir Snapshot mı alsın, ya da bana sorsun mu (Ask me what to do) diye ayarlar var. Genellikle ‘Just power off’ kullanılan ayardır. Değişiklik yapmaya gerek yok ama ihtiyacınıza göre burada değişiklikleri yapabilirsiniz.
‘AutoProtect’ ayarı. Snapshot’ları zamanlayabiliriz. Sistemin bunları günlük, saatlik ya da yarım saatte bir yapabilmesini sağlayabiliriz. Örneğin ‘3 maximum snapshots’ tutulsun diyoruz. Bunu istersek arttırabiliriz. Bu arttırdığımız veriye göre buradaki disk kapasitesi zaten artacaktır. Snapshot’ların alınması evet değerli ama genellikle bu ayarı açmanızı tavsiye etmem. Çünkü sanal makineyi yavaşlatır. Eğer çok detaylı bir işiniz varsa ve geri dönülmesi gereken durumlarda veri kaybını minimum yapmak istiyorsanız (ve performans kaybını göze alıyorsanız) bu ayarı açmanızı tavsiye ederim. Ben şu an kapatıyorum.
‘Guest Isolation’ kısmındaki varsayılan ayarlar yeterli ve güzel özellikler var. Kendi ana makinemizden sanal makineye dosyaları sürükleyip bırakabiliriz (Enable drag and drop). Kopyala yapıştır yapabiliriz (Enable copy and paste). Oldukça kolaylık sağlıyor. Ama bazı durumlarda da kapatılması daha mantıklı olabilir. Özellikle tam bir izolasyon yapmanız gereken bir senaryo varsa ve yanlışlıkla sistemin bozulmasını engellemek için… Örneğin oldukça virüslü bir dosyada testler yapıyoruzdur. Bu sanal makinedeki testlerin hiçbir şekilde ana makineye sirayet etmesini istemiyoruzdur. Dolayısıyla kazayla bu sorunlara neden olmamak için bu tür ayarları kapatmanız yararlı olur. Ama günlük kullanımda bu ayarların açık olması oldukça yararlı.
‘Access Control’ kısmı, bildiğiniz gibi Windows 11 için bir şifreleme (Encryption) yapmıştık. Bununla alakalı şifreyi değiştirmek istiyorsak (Change Password) buradan değiştirebiliriz. İlgili şifrelemeyi kaldırmak istiyorsak önce donanımdan TPM modülünü kaldırıp sonra buradan Encryption’ı (Remove Encryption) kaldırabiliriz.
Bir diğer ayar ‘VMware Tools’. İlgili sanal makinenin saat ayarlarını (Synchronize guest time with host) fiziksel makinemizin zamanı ile senkronize edebiliriz. İsterseniz makinenin kendi saatini kullanmasına da izin verebilirsiniz, tercih sizin. VMware Tools’un güncellemeleri de varsayılan ayarlarında yeterli (otomatik). Ama “ben bunu manuel yapmak istiyorum” derseniz de ‘Update manually’ kısmını seçebilirsiniz. Ben varsayılan olarak bırakıyorum.
Birkaç tane daha ayar var; VNC connections, Appliance View ya da Auto login gibi. Şu an için bizim için çok önemli değil.
‘Advanced’ kısmında sadece bilgilendirme amacıyla şunlardan bahsetmek istiyorum. Firmware tipleri bu alandan değiştirilebilir. Ama işletim sistemi kurulduktan sonra açıkçası tavsiye etmiyorum bunu değiştirmeyi. Büyük ihtimalle o işletim sistemi çalışmayacaktır ya da başlatılamayacaktır. Ama değiştirmeniz gereken ya da test yapmanız gereken bir durum varsa bu alandan değiştirebildiğinizi bilin. Bununla birlikte sistem zaten kendi içerisinde bazı loglar tutar. Bu logların detayını buradaki alandan (‘Gather debugging information’) yapılandırabilirsiniz. Ve bu şekilde detaylı bilgilere sahip olarak, belki bir sorun varsa sanal makinenizde bunun çözümüyle alakalı gerekli bilgileri (log analizi yaparak) de elde edebilirsiniz. Normalde dokunmanıza gerek yok. Ben bu şekilde ayarları ‘OK’ diyerek kaydediyorum.
Sanal Makineyi Başlatma ve Dosya Yapısı
Ve sonrasında bir sanal makine nasıl boot edilir bunu göstermek istiyorum. Burada kurulumu tamamlamayacağım, sadece bir fikir sahibi olmanız açısından ilgili sanal makinenin başlatılmasını göstereceğim. İlgili sanal makineyi seçtik. Sonrasında ‘Power on this virtual machine’ diyoruz (veya Play tuşuna basıyoruz) ve bir defa siyah alana tıklıyoruz mouse’un oraya geçmesi için. Ve klavyeden bir tuşa basıyoruz. Bunu yapmamızın nedeni aslında ilgili ISO dosyasından bunu başlatabilmek. Biz bu başlatma işleminden sonra işletim sistemi kurulum ve konfigürasyon ayarlarına geçebiliriz. Şu an ben bunu (Power Off diyerek) kapatacağım.
Ve son bölümümüz olan dosyalara geçeceğiz. Bir sanal makinenin dosyalarına erişmek için sol taraftaki kütüphane bölümünden ilgili sanal makineye sağ klik yapıp ‘Open VM directory’ dememiz yeterli. Burada farklı farklı amaçlarla kullanılan dosyaları görüyoruz. Kısaca ne işe yararlar onlardan bahsedelim.
- .LCK (Lock) Dosyası: Aslında VMware Workstation’ın dosya bütünlüğünü ve sistemi koruması amaçlı kullanılır. İlgili sanal makineyi açtığımız andan itibaren oluşur. Eğer kapatırsak bu dosya da gider. Bu dosya tabii ki de başka uygulamaların ya da ikinci bir instance’da açılan VMware Workstation’ın sistemi etkilememesini (aynı dosyaya aynı anda yazmasını engellemek) ve sürekliliğini sağlamak için oluşturulur.
- .log Dosyaları: Bu da aslında VMware tarafında gerek troubleshooting gerekse detaylı bilgiler alabilmek için analiz edebileceğimiz kayıt dosyaları olarak düşünebilirsiniz.
- .nvram Dosyası: Bizim fiziksel bilgisayarlarımızın bir nevi BIOS çipinin sanal hali gibi düşünebilirsiniz. Kendi içerisinde UEFI/BIOS ayarları ve bir kısım donanım bilgileri burada saklanır.
- .vmdk Dosyaları (Sanal Disk): VMDK bildiğiniz gibi ana sanal diskimiz. Yalnız birden fazla VMDK dosyasını burada görebiliriz. Fakat bunlar aynı mı? Değil. Uzantısında 000001 , 000002 gibi sayılar olanlar aslında ‘delta disk’ olarak adlandırılır. Delta diskler nelerdir? Snapshot’ların tutulduğu diskler gibi düşünebilirsiniz. Dolayısıyla buradaki örnekten iki tane snapshot olduğunu anlayabiliriz. Kontrol etmek için de sanal makinede Snapshot kısmına geldiğinizde iki tane snapshot olduğunu görüntüleyebiliriz. Ana diskimiz ve delta (değişen) disklerimiz var.
- Scoreboard Dosyaları: Bu hem ana sanal disk için hem de delta diskleri için oluşturulur. İçerisinde performans ve statlar gibi bilgileri barındırır.
- .vmsd Dosyası: Bu snapshot’ların ve sanal disklerin (delta disklerin) birbiri arasındaki ilişkiyi ve zinciri tutan (metadata) dosyadır. Geri dönerken hangi diskin hangi snapshot’a ait olduğunu buradan anlarız.
- .vmx Dosyası: Donanım bilgilerinin tutulduğu ana konfigürasyon dosyasıdır. Ve donanım bilgilerini bir Notepad editörü ile rahatlıkla kontrol edebilirsiniz. Ne yaptığınızı bilmiyorsanız içerisinde hiçbir değişiklik yapmamanızı öneririm. Herhangi bir hatada sistemin çalışmasını engelleyen dosyalardır. Örneğin ilgili bilgisayarda 6 GB RAM olduğunu, ISO dosyasının dizinini vb. gösteriyor.
- .vmxf Dosyası: Bazı ek donanım/takım bilgileri de VMXF dosyasında tutuluyor. Bunu da Notepad ile açabilirsiniz.
- .vmsn Dosyası: Snapshot’ları makine açıkken alıyorsak ve “Memory (RAM) bilgisini de al” diyorsak, sistem burada bizim Clipboard’larımızda tutulmuş olan verileri veya açık olan uygulamalarımızın anlık durumunu tutar. Tam o ana dönebilmemiz için (Snapshot’a Restore dediğimizde) buradaki dosyalardaki bilgileri kullanarak makineyi tam o anki haliyle (açık pencerelerle birlikte) ayağa kaldırır. VMSN dosyaları da bu şekilde kullanılıyor.
Bu videomuzun da sonuna geldik. İzlediğiniz için teşekkürler, bir sonrakinde görüşmek üzere. Hoşça kalın.
Değerlendirme
'ta yorum yapın ya da tartışın